Tamam. . . sadece bir dinleyici degil, aynı zamanda paylaşımcı, arada da ahkam kesen bi üyeyim ;) oldu mu?bi gun ben de Reason kullanıcam, o zaman müzisyen üyeligi alıcam;)bekleyin. . . .
Ab-ı Ru (ebru) yıllar önce rahmetli üstat Mustafa Düzgünman Hoca nın Ebru apartmanındaki bodrum katındayım.Ebru teknesindeki sihirli suyun üzerine nazikçe bırakılan bir damla yeşil, zarif bir yaprak ve üzerindeki kırmızı nokta bir kırlangıç alesinin yanan meşalesi oluyor.Mustafa Hoca nın suda yansıyan yüzü lalelerin hüzünlü dolunayı ile yakamozda, bir derviş tevazusuyla mührelenmiş sabrın ve muhabbetin gönül kagıdıma çekilen ilk ebrusu, lale gibi alevler içinde , lalenin gönlü gibi hüzün dolu. Ab- Lal (ateş gibi parlayan kırmızı su) Beyoglu nda uzaylı kıyafeti ile ufo müzesine insanları cekmeye çalışıyordu, her gectigimde merhabalaştık, küpelerim ve saçlarım ona çok uzaylı gelmişti, çapı 5 santim gözleriyle uzun uzun bana baktı.Gazetedeki bir röportajında 17 yaşındaki bu kız arkadasının bu halde dolaşması ile ilgili ne düşündüğü sorusuna; "o beni oldugum gibi kabul ediyor, beni bir uzaylı olarak seviyor"demişti. Oldugumuz gibi bizi kabul edecek bir sevgili olma yolunda herkesten uzay yılı ilerideydi, bizler hatalarımızla , günahlarımızla, kusurlarımızla bizi sarabilecek, muhabbet dedigimiz beklentisiz ve karşılıksız sevginin samimiyeti ile yalnızlıgımızı paylaşabilecek sevgiliyi bulma çabasında gururumuzun agırlıgına mahkum olurken, o; sokaklardaki herkesle neşe ile selamlaşıyordu, bizim kaybettigimiz yaşama sevincini o, plastik uzaylı maskesinin içerisinde bulmuştu.O bir aşık, bizlerse kılık kıyafet , unvan ve cüzdanları ile avunmaya çalışan yörüngesini kaybetmiş uzaylılardık... Ab-ı Zen (yumuşak sözlerle gönül alan) Yıllar evvel plastik su borusundan bir ney ve yırtıldıgı için üzerine plastik poşet geçirip vurdugum bendirimle yaptıgım ilk albümün ve bu ilk parçasının üzerinden sekiz yıl geçmiş.İlk göz agrısı,ilk nagmeler, geri döndüm baktım, hala plastik neyim en gözdem, köprünün altından çok sular akmış ve ben hala suya doyamamış bir balık inadı ile hayatın akışına ters, gönlümün kıblesine düz, yüzmeye çalışıyorum. Ab- ı Tarab(şarap) "sofular haram demişler bu aşkın şarabına, ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne?".Konu komşu için yaşanan kiralık hayatlardan bıkmış usanmış, usandırılmış tüm ruhlara adanmıştır. Ab-ı Beka (içine ölümsüzlük veren su), "ölen hayvan imiş,aşıklar ölmez" dedi yunus ve hala dipdiri bizimle.Hayatı anlamlı kılan tek kavramın "AŞK" olduguna ve Aşk ın dışındaki her şeyin dedikodudan ibaret olduguna bencileyin 3 yaşındaki bir çocugun saflıgıyla inanan tüm dostlarımın çiçeklere , böceklere, kedilere, elma, armuta, görünüşü,duruşu ne olursa olsun özünde aşkın en has çekirdegini taşıyan insana ne pahasına olursa olsun aşk ile teslim olmaları duası ile…Ab-ı Hayat (hayat veren su) İspanya nın küçük bir köyündeyiz,köy meydanında kurulmuş bir sahne ve konser öncesinde toplanmaya başlayan güleç yüzlü , sevgi dolu insanlar.Darbukalarla , kanunlarla coşan , dans eden 30 bin kişinin, neyin huzurlu sesiyle açılan Mira nın tennurei ile birlikte trans halinde arkalarındaki dev bir meşe agacının dallarının ritmine uyarcasına agır agır sallanması , en ön sıradaki insanların gözyaşlarının yere dökülüşü, müzigin, semanın , din , dil, ırk ve politika nın taş duvarlarını yıkıp gönüller arasında kurdugu samimiyet, sımsıcak bağ.elindeki kamerasını sessizce yere bırakıp gözyaşları içinde en masum tebessümle aydınlanan yüzünü silmeye çalışan Carlito, "gözyaşlarımızı bitti mi sandın...?". Ab-ı Çeşm (gözyaşı)... Ab- ı Nar( ateşin suyu,kan)...Gözlerimi kapattım...Beni bıraktım…Bir anda kapı açıldı...Megerse ne kadar uzun zamandır can evimde yokmuşum... Ab-ı Beste(buz,billur) Ab-ı Nafi (faydalı şifalı su) Diyarbakır da alçak tavanlı bakımsız bir tiyatro sahnesi, içerde belki yirmi belki yirmi beş , çogu erkek,çogu kürt, çogu genç, çogu heyecanlı küçük bir grup sessiz ve meraklı gözlerle Ceza yı bekliyorlar.Ceza sahneye cıkıyor, darmadagan oturmuş ve bu cografyanın yüzyıllardır ihmal edilmiş ruhlarına "bir araya, öne gelin arkadaşlar"demesi ile hepsi birden sahne önüne toplanıyorlar. İlk hecesinden itibaren birlikte söylüyorlar Ceza nın bütün parcalarını.Tüm sözleri , tüm cümleleri,tüm vurguları ezberlemişler,heyecan içindeler,bu cezalı bölgeye gelen en güzel hediye bu konser, isyanın bu kadar efendicesi, bu kadar ateşçesi,Cezanın gözleri gibi bu kadar aydınlıkla parlayanın önünde gözlerim doluyor. Ab-ı Hazan (sonbahar yagmuru)...Ah minel aşk... Ab-ı Verd (gül suyu)... Mercan Dede 2004
:: Nefs-Ül-Alem - 14 Mayıs 2008 Çarşamba
yaw ikiz arıoruz dior adamlar, tutturdunuz 3 kişiyiz die??? iki kişi arıolar onnar???üçüz aramıolar ki??? yok arkadaşım, sponsor filan istemeyiz biz, bizim gücümüz halktır;)
:: kailesiz - 14 Mayıs 2008 Çarşamba
Yok ben birşey yazamayacağım artık ;)))))))))) Komşum tebrik ederim sabah 8 de işbaşı doo notasını arayacağız ;))))))))
:: Nefs-Ül-Alem - 14 Mayıs 2008 Çarşamba
biz rekabet etmioruz yannız janım, rekabet yaratıoruz:))))ne korkujam be aaa, kötü ses dinnemek istesem açarım kral twyi sabahtan akşama kadar war orda bi ton:)))
:: moosee - 13 Mayıs 2008 Salı
amma acındırdınız kendinizi yaw! ama haklısınız. . . bu ülke gençlerini sevmiyor!! sadece çocukları seviyor devlet. . . 3 çocuk bugün itibarıyle 6 çocuğa çıktı!! çocuklar büyüdükçe sevgi yerini nefrete döndürüyor. . . bu ülkenin gençlerine yaptığını hiç bir dış güç yapamazdı! neyse. . . acıdım halinize. . . biz de tek yumurta üçüzü olarak katılırız artık::))) modern omlet üçlüsü::))). . .
:: kailesiz - 13 Mayıs 2008 Salı
Geçmiş olsun kader arkadaşı komşum ;)))))))) Bu işsizlik oranlarında zaten elemelerde takılmamız normaldi ama biz şansımızı denedik dimi ? ßiz azimliyiz elbet birgün başaracağız ;))) cıx dağıldım ben ;))))))))))))))
:: moosee - 13 Mayıs 2008 Salı
erkek yumurta ikizi arıyorum ben yaw sen nerden çıktın! kolay mı erkek taklidi yapmak! hayatta yapamazsın sen. . . bi kere arsız olacaksın, yapışkan olacaksın. . . 90 dk maç seyredeceksin. . . hakeme küfredeceksin. . . arabayla hız yapacaksın vs vs vs. . . daha var da yazamam::))). . . olmaz seni eliyorum::))). . .
:: kailesiz - 13 Mayıs 2008 Salı
Selam benim tatlı kapı komşum ;) Sayfamı gelenleri rahatsız etmeyeyim de ne yapayım bana göre görüldüğü yerde kaçılacak şeyler yazıyorum, ama yazmayı sevdiğimden vazgeçemiyorum;) Biz ayazlarda kelimelerin sıcaklığına sırnaşırken sen sıcaktan damlıyorsun demek hı ;) Birdahaki gelişinde ateş basmasın diye söndürdüm alevleri bu arada ;))) Bu arada beni Moosee abinin gazabından kurtarmak için tetikdesin dimi ? Ben set örmeye gidiyorum görüşürüz ;)))))))))
:: Nefs-Ül-Alem - 13 Mayıs 2008 Salı
Dayan kitap ile dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile. . .
:: E.C.E.M01 - 11 Mayıs 2008 Pazar
butun annelerın anneler gununu kutlarım. . sevgıler
:: aysen - 11 Mayıs 2008 Pazar
selam zeynep, arada böyle usulca sayfama gelıp, kelimelerini iliştirip gidiyorsun:)Bundan cok memnunum inan. . senı ve yorumlarını sayfamda görmeyi herzaman isterım. . blogların harıka tek kelımeyle. . .
:: Gepetto - 10 Mayıs 2008 Cumartesi
Merhaba :) Ana sayfaya baktığın vakit görebileceğin üzere "Dikkat Çekenler" adı altında verilmiş haber. Eskiden nasıldı cidden bilmiyorum çünkü bu siteye yeni üye olduğumu sende anlamışsın. Şarkıların tüm söz-müzik-aranje ve gitarları bana (yani sahnede kullandığım isimle GEPETTOya) aittir. "Masum Pinokyo" adlı grupta solisttim ve aynı zamanda gitar/piano/harmonica enstrumanistiydim. Oradan ayrıldıktan sonra böyle bir proje ile ortaya çıkmam sonucunda şaşkınlıkla karışık bir beğeni vardı. Tüm söz müzik aranjelerin ve gitarlarında bana ait olması beğeni ile birlikte taktir de getirdi yanında. bu yü
:: moosee - 30 Nisan 2008 Çarşamba
blog paylaşımların çok güzel. . . ataol behramoğlu. . . ahmed arif. . . ama ben arsız insanlara takılı kaldım. . . hem arsız!! üstelik de insan!! çekilecek dava değil. . . hayvanın arsızı sevimli oluyor ama insanın hiç bir türlüsü sevimli olmuyor::))). . .
:: Necmi BEKTAŞOĞLU - 29 Nisan 2008 Salı
Dertlilere Deva, Hastalara Şifa, emekli, Dul ve Yetimin Neşesi. . Dar gelirlinin, işçinin, memurun, esnafın, annemin, annenizin, babanızın şarkısı " Dar Gelirlinin Göbek Havası" Y A Y I N D A !. . Tüm dar gelirlilere armağan olsun !. .
:: aksu band - 27 Nisan 2008 Pazar
Sevgili zeynepsevgul; yeni kayıtlara bu sayfadan devam ediyorum, ilgini beklerim. Bülent Aksu
:: LİMON - 19 Nisan 2008 Cumartesi
ablaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa ben artık kaybolmayan limonum kiyyyyyyyyyyy:S hergün giriyorummm yaffff:)))))))) amaaa çok yavaaaaşşşşş bu siteeeeee takılıyo kalıyo on saatttttt:S sinir oluyoruuummmm kırcam ben bunuuuuuu:S
:: U.MR - 17 Nisan 2008 Perşembe
Merhabalar efendim. Yeniden hoşgeldin. Artık tam olarak dinleniyor sayılmam. Elimde yeni bir şeyler var ama daha olgunlaşması için zamana ihtiyaç var. Bakalım umarım olur. Görüşmek üzere. . .
:: kailesiz - 14 Nisan 2008 Pazartesi
Hala ordaki kediyle mi konuşuyosun ?? Özlendiğinizi belirten kapı eşiğine not bırakıldı bilginiz olsun. . . Not:Meraklı kapı komşusu :D)))))
:: Nefs-Ül-Alem - 13 Nisan 2008 Pazar
aman aman teşekkür ederiz, en nihayetinde halımızdan annayan birisi çıktı:))) yeni çalışmalar için hız werebileceğimiz bi dönemdir belki de bu dönem:))) iyimser seniiiii:)))))
:: puding - 10 Nisan 2008 Perşembe
teşekkür ederim hoşbuldum:)ehem öhöm evet makarnayı pudingli yerim ben, eh artık bi normallik beklemessiniz benden:)herşey gönlünüzce olsunnn efemm (çok klasik oldu:)
:: rewşen - 10 Nisan 2008 Perşembe
slm biraz karanlık ama güzel bir sayfa olmuş : ) selamlar müzikle kal. . .
:: kailesiz - 9 Nisan 2008 Çarşamba
Lemanın en güzel eserlerinden birini koymuşsun gönül sofrasının tam kıyısına. . . Uzun zamandır dinlemekten kaçtığım bir parçayı seni ziyaretimde görüp dinlemek harika oldu benim için. . Sen öylece dur. . Ben böylece kalayım. . . Kalbimin köşelerinden akıp gitsin notalar olur mu. . .
:: zeytinyagli - 7 Nisan 2008 Pazartesi
bis geldiiik:=) 2xburçak yane:=) ve gidiyos ama gitmeden önce masalperisini de dinnedik tabi leman sam demi o? eğer oysa leman samı çok seviyos biz:=) seni deee:=) şimdi birascık dolaşçaz sonra gelip bi daha dinleyip uyucaz:=) bis türkücü fillermişis:=)
:: LİMON - 2 Nisan 2008 Çarşamba
ablaaaaaaaaaaaaaaa:))))))))))))) çokkk öslediiimmmmmmm:))))))) geldim yaaaa:)))) yaff bi sürü yası eklemişsinnn:)))) okuycam şimdii:)))))) giremedim biliyomusun buraya yaff günlerdir uuraşıyoomm:((((( meer limonu büük büük yasmam gerekiyomuş:S bende atıldım sanmıştım:(( ama atılmamışıımmmm:)))))))) yaf nerdesinis yaaaa:((((((((((
:: kailesiz - 30 Mart 2008 Pazar
Selam benim siteye giriş çıkışımdan sorumlu arkadaşım ;) Arada kısa zaman dilimlerinde uğrayıp birkaç yazını okuyarak ayrılmıştım tamamladığımda yorum yazarım diye düşünerek ancak bu sefer niyeyse yazasım tuttu ;) Birazda sayfana geldiğimde sayfalarında bulunmaktan ve onlara ait olanları paylaşmaktan memnuniyet duyduğum arkadaşlarımıda görmem etken sanırım buna;) Gerçekten hoş paylaşımlar ancak kriminal incelemem bittiğinde beyanda bulunurum bu sadece küçük bir orta şekerli kahve ziyareti idi;)Sevgiler. . .
:: U.MR - 30 Mart 2008 Pazar
Tamam o yazıyıda kaldırdım :) Şimdi doğru ilhamı bekleyelim o zaman. Gelirse yeni bir şeyler olur. Gelmezsede sağlık olsun hayat devam ediyor. . . .
:: yemre-music - 28 Mart 2008 Cuma
selam nasılsınız ben yemre. . sizi sayfama hem nbir kahvemi içmeye hemde yanında şarkılarımı ikram etmek isterim. . tarzınız olmasa da şarkılarım. . . yine de beğeneceğinizi düşünüyorum. . çünkü her insanın bir hüzün bir slow yönü vardır. . görüşmek dileğiyle. . . sağlıcakla kalın. . sayfamı onurlandırırsanız sevinirim
:: ersantan - 25 Mart 2008 Salı
selamlar iyi geceler sayfa tasarımın ve de top 20 listen çok kaliteli ve aslında hiç müzik olmasada biliyomusun sayfanın dinlendirici bi özelliği ve ap ayrı bi hüznü var belkide fondaki sessizliğin sesi yada arka plandaki resim. . sevgilerimle ErsanTan.
:: Masal Kelebeği - 24 Mart 2008 Pazartesi
Masalkelebegi. com web sitesi olarak çok teşekkür ederiz çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. . Sevgilerimizle.
:: kehribar - 23 Mart 2008 Pazar
şifremi hatırlayana kadar canım çıktı. girer girmez kaçmak zorunda kaldım:) nedir bu her yerde gitme muhabbeti var. videolarını izleyemedim. yazılar çok güzel. arsızlardan da fazlasıyla bıktık artık
:: U.MR - 18 Mart 2008 Salı
Sayfamda "artık üretmeyecekmiş yazıyor" onu kaldırmalıyım anlaşıldı. Neden öyel bir şey yazdımki? Sessiz sessiz oturmalıydım. Sağolsunlar ona laf söylüyorlar. Biraz kenara çekilip dinlenmem gerekiyor. Birazda ben huzur bulayım dedim. Bir yere gittiğim yok :) Gitmeler. . . Gitmeler. . . Sen güzel gitmelerden bahsediyorsun ama ben bahsetmiyorum. Vakti geldiğinde gidebilmek güzel elbette ama. . . Neyse yeniden görüşmek dileğiyle
Mercan Dede-Su albümünde yer alan text
Ab-ı Ru (ebru) yıllar önce rahmetli üstat Mustafa Düzgünman Hoca nın Ebru apartmanındaki bodrum katındayım.Ebru teknesindeki sihirli suyun üzerine nazikçe bırakılan bir damla yeşil, zarif bir yaprak ve üzerindeki kırmızı nokta bir kırlangıç alesinin yanan meşalesi oluyor.Mustafa Hoca nın suda yansıyan yüzü lalelerin hüzünlü dolunayı ile yakamozda, bir derviş tevazusuyla mührelenmiş sabrın ve muhabbetin gönül kagıdıma çekilen ilk ebrusu, lale gibi alevler içinde , lalenin gönlü gibi hüzün dolu.
Ab- Lal (ateş gibi parlayan kırmızı su) Beyoglu nda uzaylı kıyafeti ile ufo müzesine insanları cekmeye çalışıyordu, her gectigimde merhabalaştık, küpelerim ve saçlarım ona çok uzaylı gelmişti, çapı 5 santim gözleriyle uzun uzun bana baktı.Gazetedeki bir röportajında 17 yaşındaki bu kız arkadasının bu halde dolaşması ile ilgili ne düşündüğü sorusuna; "o beni oldugum gibi kabul ediyor, beni bir uzaylı olarak seviyor"demişti. Oldugumuz gibi bizi kabul edecek bir sevgili olma yolunda herkesten uzay yılı ilerideydi, bizler hatalarımızla , günahlarımızla, kusurlarımızla bizi sarabilecek, muhabbet dedigimiz beklentisiz ve karşılıksız sevginin samimiyeti ile yalnızlıgımızı paylaşabilecek sevgiliyi bulma çabasında gururumuzun agırlıgına mahkum olurken, o; sokaklardaki herkesle neşe ile selamlaşıyordu, bizim kaybettigimiz yaşama sevincini o, plastik uzaylı maskesinin içerisinde bulmuştu.O bir aşık, bizlerse kılık kıyafet , unvan ve cüzdanları ile avunmaya çalışan yörüngesini kaybetmiş uzaylılardık...
Ab-ı Zen (yumuşak sözlerle gönül alan) Yıllar evvel plastik su borusundan bir ney ve yırtıldıgı için üzerine plastik poşet geçirip vurdugum bendirimle yaptıgım ilk albümün ve bu ilk parçasının üzerinden sekiz yıl geçmiş.İlk göz agrısı,ilk nagmeler, geri döndüm baktım, hala plastik neyim en gözdem, köprünün altından çok sular akmış ve ben hala suya doyamamış bir balık inadı ile hayatın akışına ters, gönlümün kıblesine düz, yüzmeye çalışıyorum.
Ab- ı Tarab(şarap) "sofular haram demişler bu aşkın şarabına, ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne?".Konu komşu için yaşanan kiralık hayatlardan bıkmış usanmış, usandırılmış tüm ruhlara adanmıştır.
Ab-ı Beka (içine ölümsüzlük veren su), "ölen hayvan imiş,aşıklar ölmez" dedi yunus ve hala dipdiri bizimle.Hayatı anlamlı kılan tek kavramın "AŞK" olduguna ve Aşk ın dışındaki her şeyin dedikodudan ibaret olduguna bencileyin 3 yaşındaki bir çocugun saflıgıyla inanan tüm dostlarımın çiçeklere , böceklere, kedilere, elma, armuta, görünüşü,duruşu ne olursa olsun özünde aşkın en has çekirdegini taşıyan insana ne pahasına olursa olsun aşk ile teslim olmaları duası ile…Ab-ı Hayat (hayat veren su) İspanya nın küçük bir köyündeyiz,köy meydanında kurulmuş bir sahne ve konser öncesinde toplanmaya başlayan güleç yüzlü , sevgi dolu insanlar.Darbukalarla , kanunlarla coşan , dans eden 30 bin kişinin, neyin huzurlu sesiyle açılan Mira nın tennurei ile birlikte trans halinde arkalarındaki dev bir meşe agacının dallarının ritmine uyarcasına agır agır sallanması , en ön sıradaki insanların gözyaşlarının yere dökülüşü, müzigin, semanın , din , dil, ırk ve politika nın taş duvarlarını yıkıp gönüller arasında kurdugu samimiyet, sımsıcak bağ.elindeki kamerasını sessizce yere bırakıp gözyaşları içinde en masum tebessümle aydınlanan yüzünü silmeye çalışan Carlito, "gözyaşlarımızı bitti mi sandın...?". Ab-ı Çeşm (gözyaşı)...
Ab- ı Nar( ateşin suyu,kan)...Gözlerimi kapattım...Beni bıraktım…Bir anda kapı açıldı...Megerse ne kadar uzun zamandır can evimde yokmuşum...
Ab-ı Beste(buz,billur)
Ab-ı Nafi (faydalı şifalı su) Diyarbakır da alçak tavanlı bakımsız bir tiyatro sahnesi, içerde belki yirmi belki yirmi beş , çogu erkek,çogu kürt, çogu genç, çogu heyecanlı küçük bir grup sessiz ve meraklı gözlerle Ceza yı bekliyorlar.Ceza sahneye cıkıyor, darmadagan oturmuş ve bu cografyanın yüzyıllardır ihmal edilmiş ruhlarına "bir araya, öne gelin arkadaşlar"demesi ile hepsi birden sahne önüne toplanıyorlar. İlk hecesinden itibaren birlikte söylüyorlar Ceza nın bütün parcalarını.Tüm sözleri , tüm cümleleri,tüm vurguları ezberlemişler,heyecan içindeler,bu cezalı bölgeye gelen en güzel hediye bu konser, isyanın bu kadar efendicesi, bu kadar ateşçesi,Cezanın gözleri gibi bu kadar aydınlıkla parlayanın önünde gözlerim doluyor.
Ab-ı Hazan (sonbahar yagmuru)...Ah minel aşk...
Ab-ı Verd (gül suyu)...
Mercan Dede 2004
5/12/2008 2:52:38 PM | 4 kişi yorum yapmış