siirlerindilinden
Şiirler, şairlerin yüreklerinden akan çağlayanın sesleridir. O çağlama sesleri, duyanı olmazsa sadece gizli bir kentin süsü olarak kalırlar. Çağlayanların akış hızı, aktığı yerin niteliği ya da niceliği değildir ki aslolan. . . Çevrelerine, görenlerine, duyanlarına verebildikleri, yaşatabildikleri önemlidir. Çağlayanın güzel suyu bize kadar ulaşsın da, ister bizzat kaynağından içelim, ister bize ulaştırabilenin elinden. . . Görelim, duyalım, gönül damlalarını kana kana içelim yeter ki.
DEĞERLİ DOSTLARIM,
HER ARKADAŞIMIN SAYFASINA AYRI AYRI ULAŞIP YAZMAK İSTERDİM. ANCAK OLMADI. YAZAMADIM. BU NEDENLE YANLIŞ ANLAŞILMAYACAĞIMI UMMAKTAYIM...
İSLAM ALEMİNİN MUBAREK KADİR GECESİNİ KUTLAR, BU VESİLEYLE ÜLKEMİZE, MİLLETİMİZE HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM...
SELAMLAR VE SAYGILAR...
NOT : Seslendirdiğim şiirler yan tarafta blogta yazılı olarak bulunmaktadır...
Şiirler, yüreklerin "O anları" ise, "O anlar" da hayatın birer parçası ise, o halde şiirler hayatın ta kendisidir diyorum.
Şiir, hayatın notasız musikisi... Hayat şiirlerin birikimi... O halde hayat bir şiir...
Bir Bayram Hazırlığıydı...(16 Eylül 2009 tarihli Blogcudaki yazım... Orijinali için tıklayınız...)
Yine bayram geliyor… Yine bayrama 2 gün var… Ve anılar…
Eski bir yazım… Sanırım geçen ramazandan…
…………………………………………..
Bir bayram hazırlığıydı eskilerde… Eskiler yerine yenilerin alınmasının beklenip, heyecanla çarpan yüreklerin zamanla yarışmasıydı.
2 gün kala doldu o zaman; tuttu elimden babam ve yürüdük yenilere. Giymeler, çıkarmalar, sorular, cevaplar, beğenmeler, burun kıvırmalar… Sonuçta beğendik ve paketlerle döndük eve…
Babaannem görmese olur muydu? Israr ettim anneme. “Giydir” dedim, “Yenilerimi gösterip geleyim…"
Giydirdi çaresiz… Her şey yeni ve ben çıktım yola.
Çok yakındı babaannem bize. Yan tarafta Z şeklinde bir çıkmaz sokaktan geçtin mi ulaşırdın. Girdim o çıkmaza. Titriyorum yenilerimin üzerine; pantolonun paçaları yere değmesin tozlanır, beyaz gömleğime kimse değmesin lekelenir diyorum içimden ve yürüyorum…
Z şeklinde sokak da bir başka hani… Başlangıç ve bitişteki zikzaklar nedeniyle köşelerden sonrasını kimseler göremez.
Bizim futbol sahamız aynı zamanda Z şeklindeki çıkmazımız… Her birimizin bir yıldız futbolcu kimliğine büründüğümüz, bağıra çağıra, ter akıta akıta, bir köşe sonrasını bilmeden ve rakip kalecilerin birbirini asla göremedikleri, o zamanların bize göre Ali Sami Yen’i müthiş sahamız işte bu Z şeklindeki çıkmazımız.
Topumuz da süper lüks… Mucidi olduğumuz topumuz, terzi olan amcamın dükkânından artan kumaş parçalarını biriktirip, kat kat bohçalayıp küresel bir cisim haline dönüştürdüğümüz ve tek kusuru zıplamamak olan, hatta Pele’ye layık bir san’at harikası.
Düşlerken bunları girdim çıkmaza. Aaaa bir de ne göreyim? Arkadaşlarım futbolda ve ben yokum. Kambersiz düğün işte… Kızdım onlara, bağırdım.
- Oğlum neden bana haber vermedin?
- Yoktun ki! Aradık seni. Bir kişi eksik zaten… Hadi gir.
Durur muyum? Fırtına gibi estim tabii… Köşelerden hızla geçip, rakip kalelere sarktım… Maç bitti sonunda Sami Yen’imizde. Babaanneye giysi gösterme zamanı geldi. Hiç bakmadan devam ettim yürümeye ve çaldım kapıyı. Zil yok tabii ki. Kapı tokmakları var ve boğuk boğuk “Tak tak tak” sesleriyle haber veriyor içeriye.
Dedem açtı kapıyı… Şöyle bir baktı bana.
- Savaştan mı çıktın oğlum?
- Maç yaptık dede… 3 gol attım; ama yenildik yaaa…
- Annen baban gördü mü bu halini?
- Neyi dede? Hangi halimi?
- Bu elbiseleri…
Akıl ettim bakmaya. Aslı siyah olup toz rengine bürünmüş bir pantolon, ter rengi bir gömlek, gerdanda değil de ensede boy gösteren bir papyon. Bir de o kirler yetmezmiş gibi şu an tozlarla karışmış gözyaşlarının damlamasıyla oluşan lekeler…
Dedem şöyle bir baktı… Ne yapsın şimdi? Torun ağlıyor… Bayramlık gitmiş elden… Babadan yiyeceği azarlar da cabası.
Giydi ayakkabılarını, tuttu elimden. Gittik çarşımıza; ama değişik yerlere. Tepeden tırnağa yeniden donatılmanın hazzı da bir başka oluyor hani.
Eskileri… Yani babamın yenilerini… Yani eskimiş yenileri de bir paket yaptık eve geldik. Babaanneme iş düştü. Yıkadı kadıncağız teker teker. Ütüledi üşenmeden de. İki ayrı takım ve akşam oldu.
Dedem, babaannem ve ben Z şekli çıkmazdan geçmeye başladık. Karanlıktı ve bezlerle yaptığımız Pele’ye layık top da, milli futbolcu arkadaşlarım da yoklardı.
Bu kez bizim kapının tokmağı “Tak tak tak” ses çıkardı. Üzerimde babamın yeni eskileri, elimde dedemin yeni yenileri… Dedemin suratı yapmacık bir asıklıkta, kızmış gibi şekilden şekle giriyor kapının açılmasını beklerken. Ve babam açıyor kapıyı…
- Sen bu çocuğa bu elbiseleri mi layık gördün?
- Ama baba güzeldi.
- Madem güzel bir şey almayacaktın, haber vereydin de ben alaydım! Aldım da…
- Baba neden masraf ettin?
- Sen çocuğa yakışmayan şeyler al bir de hala konuş!
Arada bana sevecen göz kırpmalar dedemce. Babam çaresiz. Babasına ne desin? Aldı içeri tabii hepimizi. Bir de özürler diledi dedemden.
…………………………………………………..
Şimdi ikisi de yok. Hatta babaannem de yok. Bayramlar oldu ama hep… Var bayramlar… Yine oluyor 2 gün sonra…
Dedem yok… Babaannem yok… Babam yok…
Dedemin özenle taradığı sakalı, sevecen yüz hatları, torunları hariç müthiş otoritesi yok…
Babamın belli etmediği sevgisi, baba sıcaklığı yok…
Babaannemin namlı yemekleri yok…
Ama bayramlar var… Hep oldu. Olacak da… Onlarca yıl sonra benim de torunlarımın blogcuda yazdığı anılar olacak belki…
Bayramlar hep olacak. Hep ramazanların sonunda…
Kutlu olsun herkese… Mutluluklar getirsin insanlara.
En çok da sadece bayramlarda mutlu olabilen çocuklara ve o çocukların büyüklerine…
TURGAY
Yiğitti Köpek Yiğitliği Bırakana Dek(Video)[izlesene.com]
BLOG SAYFAM (Yeniden başladım)
Siirlikız
Nilinmavisi
Blogcu arkadaşım Jadore sayfası (Harika şiirler. Kısa ve öz)
Blogcu arkadaşım Gulnagme sayfası (Harika şiirler ve güzel yazılar)
:: Gonuldergahimdan - 1 Ekim 2009 Perşembe
:: kadirsaz - 29 Eylül 2009 Salı
:: duygusal63 - 20 Eylül 2009 Pazar
:: maskelijk - 20 Eylül 2009 Pazar
:: Topragin-Kizi - 20 Eylül 2009 Pazar
:: HATİCE KUNDAKÇI - 15 Eylül 2009 Salı
:: Mehmed Aksu - 13 Eylül 2009 Pazar
:: adali - 7 Eylül 2009 Pazartesi
:: nagmelerim - 6 Eylül 2009 Pazar
:: Narkoz Ve tayfası - 6 Eylül 2009 Pazar
:: LcLady - 6 Eylül 2009 Pazar
:: siirlikiz - 6 Eylül 2009 Pazar
:: karadenizin sesi - 6 Eylül 2009 Pazar
:: ilker koçman - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: Gonuldergahimdan - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: Yagmurcu - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: kadirsaz - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: duygusal63 - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: DOROCK - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: TOPRAGIN SESI - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: NiLin.Mavisi - 5 Eylül 2009 Cumartesi
:: NiLinMavisi - 1 Eylül 2009 Salı
:: T@tlı_S8364;rt - 1 Eylül 2009 Salı
:: kadirsaz - 30 Ağustos 2009 Pazar
:: TOPRAGIN SESI - 30 Ağustos 2009 Pazar
:: Şirin Kelebek - 27 Ağustos 2009 Perşembe
:: duygusal63 - 27 Ağustos 2009 Perşembe
:: kadirsaz - 25 Ağustos 2009 Salı
Anasayfa //
Bize Yazın //
Hakkımızda //
Site Haritası //
Gizlilik İlkesi //
Kullanım Koşulları //
Reklam
All articles, eassays, art works are copyright their respective authors. All RightsReserved © 2006 - 2010 | Herkesdinlesin.com
[ site is designed by herkesdinlesinWebTeam ]