Müzisyenler | Müzikler | Dinleyiciler | İlanlar | Mekanlar | Etkinlik | Biyografiler | Şarkı Sözleri | Blog | Hd Takip | Top List |
Hd Radyo
Bu Akşam Hayalin Canlandı Karşımda ,Işık Oluyorsun , Karanlık Gecelerimde ,Yıllanmış Şarap Gibi Yanıyorsun İçimde ,BU AKŞAM SENİ ÖLESİYE ÖZLEDİM MERHABALAR 26 / 06 / 1987 gebze KOCAELİ dogumluyum . samsunluyum ve az bucuk beşiktaşlı sayılırım :) EN KISA TANIMIM :seviyorummmmmm hayatı seviyorum yasamyı seviyorum insanları seviyorum banyodaki hamam böceğini yasamının son günündeki kelebeği seviyorummm!!! seviyorum iştee!!!!! SEVGİSİZ DÜNYADA YAŞAMAK ÇOK ZOR BUNU BİLDİGİM İÇİN SEVGİYİ HER ZAMAN ÖN PLANDA TUTUYORUM ....BİZE AŞKI ÖĞRETENLER ÖNCE İNSAN OL DEDİLER ,SEVİLİP SEVİLİYORSAN ŞÜKRETMEYİ BİL DEDİLERHERŞEYDE VARDIR BİR HAYIRBir zamanlar Afrika&8217;daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan iitbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: -Bunda da bir hayır var! Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu. Durumu gören arkadaşı her zamanki her zamanki sözünü söyledi: -Bunda da bir hayır var! Kral acı ve öfkeyle bağırdı: -Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?&8217; Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı. Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyünz meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar. Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını farkettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler. Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı. -Haklıymışsın!&8217; dedi. Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım çok haksız ve kötü birşeydi. -Hayır, diye karşılık verdi arkadaşı. Bunda da bir hayır var. -Ne diyorsun Allah aşkına?diye hayretle bağırdı kral. Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir? -Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi? Ve sonrasını düşünsene.İŞTE GERÇEK AŞK !!!Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180Km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor; Kız : Lütfen yavaşla, ben korkuyorum Delikanlı : Hayır, bak ne kadar eğlenceli Kız : Lütfen, lütfen, çok korkuyorum Delikanlı : Peki, beni sevdiğini söyle Kız : SENİ ÇOK SEVİYORUM, lütfen yavaşla Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl Kız delikanlıya sıkıca sarılır Delikanlı : kaskımı alıp, kendine takar mısın? Başımı cok sıktıı Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı: Motorsiklet Kazası; Motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı. Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu. Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kızabelli etmek istememişti. Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini ıstemış, Kendısıne son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İşte gerçek AŞKIN anlamı da buydu!!! Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180Km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor; Kız : Lütfen yavaşla, ben korkuyorum Delikanlı : Hayır, bak ne kadar eğlenceli Kız : Lütfen, lütfen, çok korkuyorum Delikanlı : Peki, beni sevdiğini söyle Kız : SENİ ÇOK SEVİYORUM, lütfen yavaşla Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl Kız delikanlıya sıkıca sarılır Delikanlı : kaskımı alıp, kendine takar mısın? Başımı cok sıktıı Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı: Motorsiklet Kazası; Motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı. Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu. Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kızabelli etmek istememişti. Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini ıstemış, Kendısıne son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İşte gerçek AŞKIN anlamı da buydu!!!
:: Şair ÖZKAN BEKÇİ - 5 Ağustos 2007 Pazar
:: Dolunay Grubu - 31 Temmuz 2007 Salı
:: Şair ÖZKAN BEKÇİ - 29 Mayıs 2007 Salı
:: oqan - 30 Ocak 2007 Salı
:: hakik_ozge - 29 Ocak 2007 Pazartesi
:: Şair ÖZKAN BEKÇİ - 28 Ocak 2007 Pazar
:: ozlemozar - 28 Ocak 2007 Pazar
Anasayfa //
Bize Yazın //
Hakkımızda //
Site Haritası //
Gizlilik İlkesi //
Kullanım Koşulları //
Reklam
All articles, eassays, art works are copyright their respective authors. All RightsReserved © 2004 - 2007 | Herkesdinlesin.com
[ site is designed by herkesdinlesinWebTeam ]